Bu başlıkta yazılacak ve tartışılacak pek çok şey var ancak öncelikle basit bir tablo paylaşmak açıklayıcı olacaktır.

Türkiye Şarj Ağı Karşılaştırmalı Teknik Tablo (2023–2025)

 

Başlık 2023 C2024 2025 (Q4)
Lisanslı Şarj Ağı İşletmecisi Sayısı 80–90 120–140 160–180
Toplam Şarj Soketi ~8.000–10.000 ~18.000–20.000 ~27.000–30.000
AC Soket Oranı ~%70–75 ~%65–70 ~%60
DC Soket Oranı ~%25–30 ~%30–35 ~%40’a yakın
60–120 kW DC Soket Yoğunluğu Düşük Yaygınlaşma başladı Yaygın
120–180 kW DC Soket Yoğunluğu Çok sınırlı Artışta Ana yatırım segmenti
180 kW+ DC Soket Yoğunluğu Yok denecek kadar az Sınırlı Artışta
Elektrikli Araç Parkı ~25.000–30.000 ~90.000–110.000 ~180.000–200.000
Araç / Soket Oranı ~1:3 ~1:5 ~1:6–1:7
Otoyol DC Mesafe Aralığı 80–120 km 50–80 km 40–70 km

Tabloda görüldüğü üzere her gün hızla artan bir şarj ağı kapasitesine sahip bir ülkede yaşıyoruz. Firmalar hergün şarj ağını genişletmek için yatırım yapıyorlar ve erişim her geçen gün kolaylaşıyor. Muhtemelen aklınıza gelen ilk soru uzun yolda işlerin nasıl yürüdüğü üzerine olmuştur, çünkü hiçkimse uzun yolda bu kaygıyla seyahat etmek istemez. Şimdi birde uzun yol için bu konuyu tartışalım.

Öncelikle şarj ağını belirleyen çok önemli bir faktör var. DC istasyonların kurulacağı noktada yeterli güçte altyapı olması gerekiyor. Buna ek olarak kurulumun yapılacağı nokta için gerekli izinlerin alınması ve o noktanın elektrikli araç şarjı için tahsis edilmesi gerekiyor. Özellikle şehirlerarası yollarda çok fazla DC istasyon olmamasının sebebi yeterli güce sahip altyapısı olan bir tesisin bulunmaması olabilir, veya bu güce sahip olan işletmelerin (dinlenme tesisi,benzin istasyonu vb.) şarj firmaları ile bir anlaşma yapmamış olması olarak sayılabilir. Genellikle şarj istasyonu firmaları kurulum maliyetlerinin düşük olduğu ve karlılığın yüksek olduğu yerleri tercih ettiği için uzun yolculuklarda şehir merkezlerinden uzak mesafelerde (dinlenme tesisi ve büyük tesisler hariç) konumlanmazlar.

Bu Yazıyı Paylaşın, Platformunuzu Seçin!