Alışkanlık yapabilir cümlesi açıkçası çok klişe duruyor olsada gerçekten burdan başlamak doğru olacak, çünkü bu yeni teknoloji ürün sizi bir süre sonra kendine çekebiliyor. Peki neye dikkat edelim dediğinizi duyar gibiyiz. Öncelikle çok net bir ayrımı gözardı etmeyin. Aracınız yakıt deposu bataryanız, ancak aracın sürüş merkezi veya sürüşü sağlayan birim değil. Yani batarya tamamen boşalmadığı sürece yakıtınız bitmiş olmuyor :) Bunu neden söylüyorum çünkü herkesin en büyük ve temel kaygısı yolda kalmak ve yakıtının bittiğini düşünmek. Şimdi ilk ve en önemli noktadan madde madde gidelim.

  • Her elektrikli aracın bir rezerv şarjı vardır ve bu şarj aracınızın gösterge paneli %0 gösterdiğinde bile aracınızda belli bir miktar yakıt (elektrik) olduğunun göstergesidir. Yani %0 olacak ve yolda kalacağım endişesinden kurtulmaya çalışın.

  • Rezerv şarj bittiğinde dahi araç yolun ortasında şak diye durmuyor , bu sebeple güvenlik endişesi yaşamayın. Her aracın marka ve modeline bağlı olarak %0 sonrasında belli bir rezerv şarjı ve buna bağlı olarak kat edebildiği bir mesafe var, ancak bildiğiniz usulde yürümüyor işler bir süre sonra. Çoğu araç kaplumbağa modu benzeri bir moda geçiyor ve aşırı yavaş hareket ediyor . Bu durumda sizin artık aracı güvenli bir şekilde park etmeniz gerekecek ve maalesef şarj imkanınız yoksa (bu bahsedilen sürece elbette gelmemiş olmanız için linke tıklayabilirsiniz ) yolda kalmış olursunuz.

Batarya ve şarj konusunu paylaştığmıza göre birazda kullanım tarafına geçebiliriz.

  • Tam elektrikli araçlar tamamen sessiz olduğu için aracın çalıştığını sesinden anlamanız mümkün olmuyor, bu sebeple aracınızın çalışıyor veya kapalı olduğunu aracın sesinden değil aracınızın ışıklarından ve yönlendirmelerden takip etmeniz gerekiyor

  • Geleneksel şanzımana ait araçlar olmadığı için aracınızı çalıştırdıktan sonra “D” konumuna getirip direk devam ediyorsunuz. Ne ilk çalıştırdığınızda , ne de araç durduğunda şanzımanın yağlaması için beklemeniz gerekmemektedir. Çalıştır,ilerle ve dur şeklinde çalışan araçlar olduğu için bindiğinizde “D” konumuna alıp devam edin, durduğunuzda “P” konumuna getirip aracı durdurabilirsiniz . Hiçbir ekstra bekleme süresine gerek yoktur.

  • Rejeneratif fren bu araçların olmazsa olmaz özelliğidir. Rejeneratif beslemenin şiddetine göre aracın frenlemesi farklılık gösterir. Özellikle yoğun rejeneratif frenleme seçeneğinde gazdan ayağınızı çeker çekmez kuvvetli bir frenleme hissi oluşacaktır. Bazı araçlarda rejeneratif frenleme ayarı hassas yapılabilirken bazı modellerde kısıtlı opsiyonlar bulunmaktadır.

  • İçten yanmalı modellerde egsoz gazının havayı ısıtması ile çalışan kalorifer yerine bu araçlarda webasto tarzı ısı pompası modülleri yer almaktadır. Bu durum hem tüketimi arttıracak hemde bataryanın ısınmasına sebep olacaktır (soğutma fonksiyonu içinde geçerli). Bu sebeple klima kullanımı çok önem arzetmektedir . En sık yapılan hatalardan birisi aracın iç ortam sıcaklığını çok yüksek tutmaya çalışmaktır. Evet ısıtma konusunda çok başarılı olan modeller var ve konfor tarafında sizi ciddi anlamda tatmin edebilir ancak bunun tüketimi ciddi anlamda olumsuz etkileme ihtimali olduğunu unutmamalısınız.

  • Maalesef birçok modelde fiziki tuş sayısı çok az ve kullanımı zorlaştıran bir faktör. İlk bakışta çok şık ve kaliteli duruyor olsada bazı modellerin kocaman bir ekran kullanıyor olması kullanımı tam bir çileye dönüştürebiliyor. Bu sebeple aracınızı kullanırken ekran üzerinden bir işlem yapmanız gerektiğinde ekstra dikkatli olmanız gerekebiliyor.

  • Önemli bir konuda lastik basınçları. Lastik basıncını optimal seviyede tutmak bu araçlarda altın değerinde bir tavsiye, çünkü hem tüketim hemde konforu olumlu/olumsuz etkileyen bir faktör. Genel olarak elektrikli araçlar ağır olduğu için birçok model yüksek basınca ihtiyaç duyuyor, bu size ilk bakışta tuhaf gelebilir. Lastik basınçları araçların ekranında genelde gösteriliyor ancak yaz/kış döngüsünde sıcaklığa bağlı olarak ciddi farklılıklar oluşabiliyor ve bunu takip etmek zorunda kalabiliyorsunuz. Hem yazın hemde kışın lastik basıncının optimal seviyede kalması altın değer taşıyor.

Bu Yazıyı Paylaşın, Platformunuzu Seçin!