Elektrikli araçla uzun yola çıkmadan önce insanın kafasında birçok soru oluşuyor. Hele ki birde aracı yeni almışsanız ve şehir efsaneleri kafanızda dönüyorsa :)

Uzun yol tecrübesi öncesi bazı konuları netleştirmek en doğru karar olacaktır.

  • Zaman sorunum yok ancak endişe etmeden konforlu bir seyahat istiyorum diyorsanız, zaten sorunun büyük bölümü aşılmış oluyor ve arkanıza keyifle yaslanabilirsiniz.
  • Benim her zaman acelem vardır, şarj için saatlerce bekleyemem diyorsanız ve gerçekten sabırsız bir insansanız yolculuğun sizin için çekilmez bir azap olma ihtimalki yüksek
  • Zaman elbette değerli ama bu işin usulü neyse bizde ona uyalım diyorsanız, anlatacaklarımız yeterli olacaktır.

Bir kere kesin ve net olan bir şey var, uzun yolda en büyük fark sessizlik ve titreşim olmaması. Motor sesi ve oluşturduğu titreşim olmadığı için kabin daha sakin ve daha huzurlu oluyor. Özellikle aileyle yolculuk yapıyorsanız bu ciddi bir avantaj diyebiliriz. Müzik daha net, sohbet daha keyifli, çocuk uyuyorsa yol gerçekten sessiz akıyor. Bir süre sonra içten yanmalı araçtaki motor uğultusunu düşününce farkı daha açık ve net hissedeceksiniz, emin olabilirsiniz.

Ancak yine de kafanızdaki o “Şarj planlaması” sorusunun yanıtını size bazı hesaplamalar ile paylaşmamız gerekecek

Uzun yolda seyahat ederken bazı kurallar uygulamak işleri sizin lehinize çevirecektir

  • Gereksiz molalardan kaçınmak gerekecek ve mümkünse her mola(kısa veya uzun fark etmeksizin) mümkünse DC şarj istasyonu olan bir yerde verilecek
  • Şarj planlaması uzun yola çıkmadan önce yapılacak. Hele bir gidelim kervan yolda düzülür mantığı bu araçlarla seyahatte pek mümkün değil (bir yolu var onu da açıklayacağız)
  • Şarj planlaması yaptıktan sonra muhtemelen kaç mola vereceğiniz belli olacağı için, çay-kahve veya yemek molalarınızı ona göre hesaplamanız gerekecek.

Uzun yola çıkarken “Şarj Planlaması” nasıl yapılır kısmına linkten ulaşabilirsiniz.

Şarj molaları aslında yolculuğun temposunu daha sağlıklı ve konforlu bir hale getiriyor. İçten yanmalı araçlarda olabildiğince az mola ile en hızlı şekilde hedefe varma dürtüsü aslında zihnimizin elektrikli araçlar konusunda bize oynadığı bir oyun. 110 km/h ortalama hızla seyahat etmeniz durumunda muhtemelen 2-3 saat ara ile vereceğiniz molalar aslında hem sizin hem de aracınızın molası oluyor. Yani doğru şekilde planlama yapıldığında içten yanmalı bir araç ile neredeyse aynı sürelerde yolculuk yapma şansınız bile olabilir.

Elektrikli araçla uzun yol tecrübesi hakkında duyduğumuz şehir efsanesi sözleri yazarak başlayalım

  • Akülü araba gibi azcık bastığında şarj hemen bitiyor, hız yapamayacaksam neden aldım
  • Yok kardeşim ben öyle dakika başı şarj için durup saatlerce bekleyemem
  • Şarj biter yolda kalır rezil olurum, hiç uğraşamam
  • Hızlı gidemedikten sonra ne anladım ben bu yolculuktan
  • Klima kapatarak kaplumbağa gibi seyahat ederek komik duruma düşemem

Saymaya çalışsak muhtemelen bunun sonu gelmez :) Sözlerin haklılık payı olsa da fazlasıyla abartıldığını söyleyebiliriz. Öncelikle ülkemizde otobanda dahi hız limitleri 140 km/h ile sabitlenmiş durumda. Çift şeritli yollar içinde bu limit 120 km/h diyebiliriz. Elektrikli bir aracınız var diye 90 km/h sabit hızla gitmek zorunda değilsiniz. Hatta otobanda hız limitlerini aştığınızda araç size noluyor kardeşim ne yapıyorsun demiyor :D. Ancak aracınız size şu kelimeyi fısıldayabilir “Ne kadar ekmek o kadar köfte!”

Firmaların sizlere verdiği WLTP değerleri genellikle şehir içi kullanım ve uygun kullanım koşullarını kapsar. Burada iş birazda teknik detaylara dökülüyor. Örneğin WLTP değeri 16 kWh olan bir araçla otobanda 140 km/h hızda -5 derecede dik bir rampa tırmandığınızda tüketim değeri 30 kWh gibi bir değeri görebilir ve bunun üzerindeki hızlarda 40 kWh tüketim değeri bile şaşırtıcı olmaz. Ancak aynı araçla 20 derece sıcaklık düz yolda 120 km/h gittiğinizde tüketim değeri muhtemelen 20-22 kWh gibi olacaktır. Yani aslında içten yanmalı araçlardaki mantığa çok yakın ancak özellikle 120 km/h hızdan sonra tüketim ciddi artabilir.

Peki 100-120 km/h aralığında seyahat ettiğimizde veya 140 km/h seyahat ettiğimizde ciddi menzil farkı oluyor mu? Aracın marka ve modeline göre bu değişkenlik gösteriyor olsa bile fark ediyor diyebiliriz. Ancak , burada ufak bir detaydan bahsetmek gerekiyor. Hem büyük bataryası olan (80 kWh ve üstü) hem de hızlı şarj olan (%20-80 arası 20 dakika) bir aracınız varsa ve gittiğiniz rota boyunca şarj imkânı kolay bulunuyorsa dilediğiniz hızda keyifle sürmeniz bile mümkün olabilir :)

Peki şarjımız hangi seviyeye indiğinde endişe duymalıyız. Bu sorunun cevabı da aslında aracınızın marka model ve bataryasına bağlı olsa da, %20 seviyesi endişe duyulacak eşik diyebiliriz. %10 ve altı seviyeler kritik olduğu için özellikle uzun yolda tavsiye edilmez. Birde buna ek olarak istisnasız tüm modeller %80 şarj seviyesinden sonra yavaş şarj etmeye başlayacaktır.

Bu sebeple şarj planlaması yaparken olabildiğince %20-80 aralığına uymaya çalışmak gerekiyor.

Hız konusu burada da önemli. 140–150 km/s hızla gitmek mümkün ama menzil hızlı düşer. Sabit ve makul bir hızla ilerlemek hem daha güvenli hem de daha ekonomik. Zaten uzun yolda birkaç kilometre hız farkının varış süresine etkisi sandığımız kadar büyük değil. Ama menzile etkisi büyük.

Burada da 1-2 seyahat sonrası endişe edilecek bir durum kalmıyor zaten, çünkü kullandıkça aracınızı tanımış oluyorsunuz ve hangi aralıkla ne şekilde mola vermeniz gerektiğini zaten biliyorsunuz. Bu sebeple ilk yolculuk her koşulda biraz stres ve kaygı yapacaktır ama sonraki seyahatlerinizde çok doğru planlama ile endişe duymanız gereken bir şey kalmadığını bizzat tecrübe edeceksiniz.

Bu Yazıyı Paylaşın, Platformunuzu Seçin!